Riyad-el Esad ve çetesi


ABD emperyalizmi Büyük Ortadoğu Projesi kapsamındaki planlarını adım adım hayata geçirmektedir. Bu kapsamlı projeyi hayata geçirmek için demagojilere sarılması, ortamı terörize etmesi, bölgesel dayanaklar bulması, kaos ve terör ortamları yaratması, böl, parçala, yönet politikasını hayata geçirmesi artık tüm bölge halkları için ayan beyan ortadadır. Bu kapsamda, Suriye içerisindeki temel dayanağı “Özgür” Suriye Ordusu (ÖSO) da görevini eksiksiz yerine getiriyor. 

 

İç savaş ve katliamcı çete nasıl kuruldu?

“Özgür” Suriye Ordusu, Esad rejimini yıkmak için Suriye ordusundan ayrılan subaylar ve askerlerden oluşan, bir yanıyla Esad rejiminde kendi çıkarlarına uygun bir pozisyon sağlayamayan güçleri içinde barındıran bir çete örgütlenmesidir. Suriye Hava Hareketleri komutanlığında bir albay olan Riyad-el Esad öncülüğünde kurulan ve komutanlıklarını eski Suriye ordusu albaylarının yaptığı ÖSO’da, askeri genel konseyin başkanlığını da general Mustafa El-Şeyh yapmaktadır. Özellikle ABD’den ve onun taşeronu olarak çalışan ülkelerden aldığı destekle kurulduğu 2011 Temmuz’undan bu yana Suriye’de kaos yaratmak, terör eylemleri örgütlemek ve Esad rejimini ülkeyi yönetemez hale getirmek amacıyla faaliyetlerine devam etmektedir. Esad rejiminin baskıcılığından ve Suriye halkının Esad rejimine karşı olan hoşnutsuzluğundan yararlanmaya çalışsa da alternatif olarak öne sürebileceği bir şey olmamasından kaynaklı Suriye halkına umut olmaktan uzak bir yapısı var. Halihazırda Suriye’yi karıştırmanın ötesinde, kan akıtmaktan, gözyaşı dökülmesine neden olmaktan ve katliamlar yapmaktan öteye bir icraatı olmamıştır. Sürekli olarak ordu üzerinden propagandasını sürdürmekte ve Esad ordusunun askerlerini mevcut görev yerlerini terkederek, kendilerine katılmaya çağırmaktadır. Sitelerinde “Biz sadece düzenli Suriye Silahlı Kuvvetleri’nden ayrılmış olan askerler ve subaylarız, biraraya gelme amacımız ise akan masum kanın durdurulması için Esad rejiminin tiranlığından Suriye’nin ve Suriyeliler’in korunup kurtarılmasıdır” diyen ÖSO, ancak son iki yıl içinde Suriye’de iç savaşı körüklemekten on binlerce insanın katliamını gerçekleştirmekten öteye bir şey yapmamıştır.

 

Emperyalist güçlerden ve taşeronlarından sınırsız destek

Hiçbir ülkeden destek almadıklarını iddia etseler de birçok ülke ÖSO’yu açıktan desteklediğini açıklamış, silah, para, gıda, lojistik destekte bulunmuşlardır. Bu ülkelerin arasında ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Ürdün, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, BAE ve Libya bulunmaktadır. Elbette bunların resmi belgeleri yoktur. Bir yanıyla bu devlet sözcülerinin açıklamaları birçok şeyin kanıtıyken, diğer yandan Wikileaks belgelerinden sızan ABD belgelerinde bu ülkelerin birçoğunun ÖSO’ya destek sunduğu yazmaktadır. Zaten içeriden beklediği desteği yaratamayan ÖSO, dış destek almadan ayakta kalmayı başaramaz.

Türkiye’nin Suriye sınırında oluşturduğu kamplarda özellikle ÖSO militanlarını barındırdığı biliniyor. Bu çetecilerin Hatay’ın merkezinde askeri kıyafetleriyle ellerinde uzun namlulu silahlarla fotoğraf çektirecek kadar rahat hareket ettikleri internette dolaşan fotoğraflardan biliniyor. AKP şefi Tayyip Erdoğan’ın Barack Obama ile yaptığı görüşmelerde ÖSO’ya verilen desteğin Türk sermaye devletine faturasının 1,5 milyar doları aştığını ifade etmesi ve Obama’nın konuyla ilgileneceğine dair mesajı, ÖSO’ya verilen açık desteğin güncel bir ifadesi oldu.

Çete Görselmensuplarının Adana’da silahlı eğitimden geçtikleri, Kilis, Antep’te hastanelerde tedavi oldukları, İskenderun üzerinden tankların teslim edildiği burjuva medyaya yansımayan ancak bin bir çeşit olayla açığa çıkan gerçeklerdir. Gelinen yerde bölge illerinde yer alan kimi hastanelere girişler bile sınırlandırılıyor, neredeyse resmen ÖSO’nun ihtiyaçlarına göre şekillendiriliyor.

 

ÖSO’nun kabarık kanlı sicili

Tek tek sıralamaya kalksak sayfalara sığmayacak denli kirli bir sicile sahip olan ÖSO, ele geçirdiği esirleri katletmesinden, işkence yapmasından, internetteki videolarda açıkça propagandası yapıldığı üzere kafa kesmelerinden biliniyor. Geçen yıl Ağustos ayında Halep’te ele geçirilen esirlerin sokak ortasında katledildiği videolara yansıdı. İnternette dolaşan videolarda yer alan katliam görüntüleri  ÖSO tarafından propaganda ve korku salma malzemesi olarak kullanıldı.

AKP hükümetinin bakanlık düzeyinde ağırladığı ÖSO sözcüsü Abdül Hamid Zekeriya “Bunun olmasını istemiyoruz ancak bu her birimize dayatılan bir gerçeklik: Mezhepçi ve kanlı bir savaş olacak” diye konuşacak kadar pervasızlaştı. ÖSO sözcüleri ve militanları sürekli olarak Alevi ve Şii karşıtı propagandaya sarılarak kaos ortamını mezhep çatışmaları üzerinden de körüklemeye çalışıyor. “Aleviler tabuta Hristiyanlar Beyrut’a”, “Şiilere yer yok”, “Alevileri boğazlayacağız”, “Alevileri Suriye’den kazıyacağız”, gibi söylemler ÖSO militanlarının  ve askeri yetkililerin dillerinden düşmüyor. Alevi ve Şii köylerine ve Şiiler’in kutsal mekanlarına yapılan birçok baskınla, ÖSO katliamcı sicilini her geçen gün daha da kabartıyor.

 

Savaş sadece Suriye’de sürmüyor!

Suriye’deki iç savaşın körüklenmesi sadece ÖSO tarfından veya Suriye içerisinde gerçekleşmiyor. NATO’nun sürece dahil olmasını sağlayabilmek, Türk halkının Suriye’ye müdahalede desteğini alabilmek için kaos ortamı ülke sınırları içiersine taşınıyor. Türkiye-Suriye sınırındaki çatışmalar ile ülke içinde savaşa destek bulmaya çalışan AKP hükümeti, son Reyhanlı patlaması ile istediği ortamı daha da fazla bulmuş durumda. Reyhanlı katliamı, Türk sermaye devletinin bölgesel çıkarları üzerinden körüklediği savaş çığırtkanlığının geldiği boyutları ayrıca ortaya koymaktadır.

Tüm bunlar göstermektedir ki emperyalist güçler ve işbirlikçi taşeronları Ortadoğu üzerinden bölgesel çıkarları doğrultusunda Suriye’ye yönelik içeriden ve dışarıdan planlarını adım adım hayata geçirmektedirler. ÖSO ise, diğer dinci-gerici çetelerle birlikte Suriye içindeki terör ve kaos ortamını arttırmanın en temel dayanağı durumundadır.

NOT:Özgür Der tarafından organize edilen Suriye Halkıyla Dayanışma Platformunun protestosunda, Suriye’de savaşan Livau’l İslam Tugayı sözde komutanlarından Zahran el-Loş isimli terörist de katıldı. Böylelikle Özgür Der camiasının Suriye’de savaşan gruplarla ilişkisi de kesinleşmiş oldu.

Kürt Çocuklarının Beynini Yıkayanlar da Bunlar

Özgür Der ve Haksöz grubu kürt çocuklarının da beynini yıkayarak, onları taraf olmadıkları bir savaşın içine sürüklüyor. Özellikle Kürdistan coğrafyasında faaliyetlerini sıklaştıran Özgür Der, Kürt gençlerini sahte cihatcılık naralarıyla kandırarak Suriye’de tarafı olmadıkları bir savaşın içine çekmek için her gün yeni bir faaliyet de bulunuyor