Yeryüzünde devletleşemeyen ender uluslardan biri olan Kürdler


Yeryüzünde devletleşemeyen ender uluslardan biri olan Kürdlerin, bu konumda kalmalarının hem içsel hem de dışsal nedenleri vardır. Dışsal nedenlerin başında İngiltere ve Fransa gibi aktör emperyalist devletlerin dünyayı dizayn ederken, Kürdleri bilinçli bir şekilde bu haktan mahrum bırakmalarıdır. Daha çok belirleyici olan içsel nedenleri tartışmak gerekmektedir. Kürdistan’ın statüsü sömürge kavramı ile bile açıklanamıyorsa içsel nedenlerin belirleyici etken olarak ele alınması gerekmez mi ? Objektif durumu subjektif analizlerle değerlendirmek, kolaycılığı seçmek olmaz mı ?

(“ Kürdistan’ın statüsüz ve parçalı halinin sorumlusu Kürdlerin kendisidir ” dediğimizde itirazlar ve kızgınlıkların olacağını biliyorum.)

Modern çağ dahil olmak üzere her dönemde Kürdler kendi ulusal demokratik haklarından ziyade, ya mensup oldukları din için ya da bağlı oldukları yönetimlerin başarısı için enerjilerini harcamışlar. Selahaddin Eyubî ve Kerimxan Zend gibi imparatorluk yönetmiş olmaları bile bu gerçeği değiştirmiyor. Kürdistan toprağı işgal ve ilhak edildiğinde beklenen ölçüde ulusal tepki verilememişse, elbette buradaki anormallik sorgulanmalıdır. İsyanların sınırlı kalması ve kanlı şekilde bastırılması, Kürdlerin zaaflarıyla açıklanabilecek bir tespit olarak düşünülmelidir.

Tarihsel bazı Kürd şahsiyetlerin kahramanlıkları, fedakarlıkları ve mücadelelerinin abartılarak anlatılması gerçeği değiştirmiyor. Bir bütün olarak Kürdlerin kendileri için ne yaptıklarına bakmak daha gerçekçi olmaz mı ? Tüm enerjisini kendisi için kullanmış olsaydı, Kürdler bu gün bu konumda olmazlardı. Dinsel, mezhepsel ve aşiretsel faktörlerin uluslaşmanın önünde önemli bir engel işlevi gördüğünü söylemek mümkündür. Bunu bir fırsat olarak değerlendiren egemen devletler yıllarca Kürdleri bunlarla bölüp çatıştırdılar. Şeyhlik kurumunun ve feodal aşiretçi yapının bu devletler eliyle ömürlerinin uzatılması, Kürdleri bunlar üzerinden kontrol etmeyi kolaylaştırdı. Ayrıcalıklar ve örtülü ödeneklerle beslenen bu kurumların erozyona uğraması ile beraber 70’lerde Kürd rönensansı diyebileceğimiz bir siyasallaşma dönemi başladı. Kitleselleşen Kürd uyanışı karşısında egemen devletler yeni politikalarla Kürd ulusal uyanışını engellemek için taşeron örgütleri alana sürdüler. Kemalizmin derin tezgahlarında eğitilen bu işbirlikçi Kürd unsurlar maddi ve manevi olarak desteklenerek, büyümeleri ve kitle desteği bulmaları sağlandı.

Radikal Kürdî söylemlerle alana sürülen bu silahlı örgüt, ilk iş olarak Kürd dinamiklerini parçalamakla işe başladı. Gelinen noktada hiçbir ulusal talebi olmayan bu örgütün, egemen devletlerin uzun vadeli çıkarlarına hizmet ettiği net olarak ortaya çıkmıştır. Kürdleri uzun ve anlamsız bir çatışma sonucunda doğan mağduriyetlerle kendisine bağlamayı sağladı. Ulusal değerleri itibarsızlaştırarak, örnek aldığı Kemalist sistemin ruhuna uygun tek tipçiliği dayattı. Yığınsal gücünü kullanarak, yeni kutsallıklar inşa etti. Kürdleri kontrol etme karşılığında, kirli pazarlıklarla Kürdistan’ı hegemonik bir bölge olarak kullanmaya çalışmaktadır. Özellikle Türk devletinin yüz yıllık projesi ile bir bütün olarak Kürdistan’daki kazanımlar tehdit altındadır. Türk devleti ile birlikte hazırlanıp uygulamaya konan konferanslar dizisi bu amaca hizmet ediyor.

Kürdlerin tutsaklığı ne yazık ki yine Kürdlerin zaafları üzerinden hayat buluyor ve özgürleşememelerinin nedeni yine kendileri oluyor. Çocuklarını, emeğini, mücadelesini, enerjisini, iradesini bu anti-Kürd örgüte teslim eden halkın geldiği nokta buysa; elbette sorgulanmalı ve nedenleri üzerinde kafa yormalıyız. Vesayet altındaki iradeler özgürleşmeden, rehin alınan halkın özgürleşmesi mümkün değildir. Misak-ı Millî’ye (Millî And-Yemin) vurgu yapan zihniyeti meşrulaştıran her eylem Kürd halkını yeni felaketlere götürür ki, bundan daha büyük ihanet yoktur. Kürdistan’a

statü ve parçalı haliyle kalmasını savunanları, nasıl olur da Kürdistanî olarak görürsünüz ?!

YASAL UYARI:Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları JANKALAN aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazı sadece JANKALANtarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir>>” 

Webmaster Sitesi

All Rights Reserved.2013/JANKALAN is a global news agencydo not copyContent on this website is for general information purposes only. Your comments are provided by your own free will and you take sole responsibility for any direct or indirect liability. You hereby provide us with an irrevocable, unlimited, and global license for no consideration to use, reuse, delete or publish comments, in accordance with Community Rules& Guidelines and Tems and  .Conditionshttp://jankalan.overblog.com/51d578b5-7817

 Görsel