Öncelikle şunun altını çizelim: PKK, 2 yıldır kamuoyunun yanıt aradığı sorulara yanıt vermiyor


YANITSIZ SORULAR

Türkiye Cumhuriyeti’nin milli istihbarat kuruluşunun başındaki kişinin, PKK’nın Kandil’deki en yetkili yöneticisiyle Teşkilat’ın, aynı Zamanda Türkiye’nin iç meselelerine ilişkin görüş alışverişi yapmasını bir kenara bırakalım, Bayık’ın “Bizim açımızdan failler belli” demesi, meselenin bam teli.  

Öncelikle şunun altını çizelim: PKK, 2 yıldır kamuoyunun yanıt aradığı sorulara yanıt vermiyor. Tam tersine olayın üstünün sis perdesiyle örtülmesini sağlamaya çalışıyor. PKK yönetiminin, kamuoyu önünde topu Fransa’ya atarken, Fransa’daki örgüt militan ve sempatizanlarına “susun” talimatı verdiği, Savcılıkla işbirliği yapmayı yasakladığı biliniyor.

Olayın faili olarak 2 yıldır tutuklu olan Ömer Güney’in, nasıl olup da PKK’nın Avrupa’da diplomasi komitesi denilen birimine yükseldiğini neden açıklamıyor PKK? 

Ya da arkasından göstermelik şaşaalı ağıtlar yaktırdığı Sakine Cansız’ın ortadan kaybolan kişisel eşyalarından, bilgisayrından neden söz etmiyor?

Yine bir başka soru, Ömer Güney’in suikastten önce basına yansıyan bilgilere göre kısa aralıklarla Türkiye’ye gelip görüştüğü kişilerin PKK ile herhangi bir bağlantısı var mıdır?

Güney’in Türkiye üzerinden Kandil’e gittiği iddiası hakkında neden herhangi bir açıklama PKK taraındanyapılmyor?

Daha önemlisi Ömer Güney’in avukatının “Cinayet talimatı örgüt içinden gelmiş olabilir” açıklamasıyla ilgili neden sus puslar?

Fransa’nın başkenti Paris’te yaklaşık bir yıl evvel işlenen üç PKK’lı militan kadının cinayetiyle ilgili dikkat çekici son gelişmeler var. Son bulgular katil zanlısı Ömer Güney ile ilgili şüpheleri artırdığını yazan haftalık Fransız haber derğisi L’expresse, cinayetlerin casusluk yoluyla işlenmiş siyasi bir cinayet olasılığı olabileceği düşüncesinin güçlendiğini yazıyor. Tutuklanan katil zanlısı cinayet suçlamasını reddediyor ve Fransa’nın kendisine bir komplo düzenlediğini savunuyor. Genc adam, kürtlerin özerklik davasını yüzde bin destekleyen bir Türk olduğunu savunuyor. Ancak l’Expresse dergisinin acıklama imkanına sahip olduğu son birkaç haftada soruşturma dosyasının aniden hızlanmasıyla katil zanlısının savunması sallantıya girdiği vurgulanıyor. Şüphe uyandıran fotograflar. Ecully’de bulunan polis teknik ve bilimsel laboratuvarı, Ömer Güney’in kullandığı Nokia marka bir cep telefondan silinen fotografları ortaya çıkarmayı başardı.

Paris'te öldürülen 3 pkk'lı kadın cinayetinde yeni gelişme var

Bu fotograflar cinayetin öncesindeki gece Güney’in Villiers Le Bel’deki bir PKK’ya ait Kürd derneğine girip, 4:30 ila 5:30 saatleri arasinda teker teker dernek üyelerine ait bilgilerin bulunduğu listelerin fotografını çektiğini kanıtlıyor. Bu 329 kayıtta Türk Devlet’inin muhaliflerinin isim, adres, telefon numaraları bulunuyor. Ömer Güney, içeriye derneğin elinde bulunan yedek anahtarlarından biriyle girebilmiş olduğunu yazan L’Expresse dergisi, Kasım ayinda Sorgu hakimi karısında fotografları çektiğini kabul etti. Ancak talimatı, adını vermek istemediği bir PKK üst düzey yoneticisi tarafından aldığını iddia ediyor. Sabah saatlerinde bu belgeleri Paris Çevresinde hareketin bir sempatizanına ulaştırdığını iddia ediyor. Ancak teslim ettiği kişinin ne kimliğini hatırlıyor, ne de adresini. Fotografları ise telefonun hafızasını gereksiz yere doldurmamak için sildiğini savunuyor. L’Expresse dergisi soruyor. Ömer Güney Türk aşırı sağının bir sempatizan olabilir mı? Soruşturma dosyasındaki tek yenilik bu değil. Ömer Güney’in 2003-2011 yılları arasında yaşadığı Almanya’dan dönen araştırma komisyonun elde ettiği sonuçlar bunu gösteriyor.

Münih çevresinde Alman polislerin görüştüğü Güney’in dostları ve iş arkadaşları, Ömer Güney’in bir kuşu bile öldüremeyeceğini söylüyor. Ancak aynı zamanda Kürd özerklik davasından da cok uzakta olduğunu savunuyorlar. Tam aksine, MHP ile yakın “aşırı sağcı” bir şempatizan olduğunu iddia ediyorlar. Hatta iki tanık, Bozkurtların taşıdığı üç hilalli bir yüzük taşıdığını anlatıyor. Biri ise odasında büyük bir Turk bayrağı asılı olduğunu hatırlıyor. Anketi yürütenler Ömer Güney’in Türkye’ye sıkça yaptıgı yolculukları araştırıyordu. Son Türkiye yolculuğunu cinayetten kısa bir süre önce yapmış. Katil zanlısının ayrıca Türkiye aramalarında beş ayrı telefon şebekesi hattından kullanması da dikkat çekici. Kullandığı iki telefonun kartı bulunamadı. Ömer Güney’in Turkiye’de teknik numaralar gibi görünen numaralara onlarca telefona kısa mesajlar gönderdiği ortaya çıktı. Anketi yapan Fransızlar şimdi Ankara’daki meslektaşlarından, Güney’in bu kadar sıklıkla kimi aradığını tespit etmek üzere onlardan yardım talep etmesi bekleniyor.