trilyonluk (Irmak-Türk ortaklığında) Maridin Otel’e sahip olmak gibi


 

Devşirme Asena Küstahlaştı!

Devşirme Asena Küstahlaştı!

Başkan Berzanî’nin (Al-Monitor) Amberin Zaman’a verdiği röportaj çok farklı yorumlara tabi tutuldu. Kuşkusuz ki her kurum anlayışına uygun olarak bir röportajdan önemli bulduğu kısmı öne çıkarır ve okuyucunun bilgisine sunar. Tabii sunduğu kısım ile ilgili yaptığı yorum ile de belli bir algı oluşturmaya çalışır. Her haberde yorum (örtük olsa da) vardır ve olması gerekendir. Ancak, çok net ifadeleri karşıt düşünce olarak sunmak, söyleneni bilerek çarpıtmak, söylenmemiş olanı “söylenmiş” gibi yansıtmak, yalan katmak ve yaratılan bu yalanı dayanak yaparak insanlara saldırmak genel ahlaka da, basın ahlakına da aykırıdır.

Yalan/iftira ve kurmaca haberlerle özdeşleşen PKK medyası ve onun müttefiki Kemalist Sol, her zamanki gibi Başkan Berzanî’yi karalamak için söz konusu röportajı bile bile çarpıtarak yorumladılar. Özellikle sosyal medyada çok çirkin ifadelerle Berzanî şahsında Kürdlere ve Kürdlerin ulusal değerlerine saldırdılar.

Kirli basın, “Berzanî’den Erdoğan’a destek, Erdoğan’ın dostu Berzanî, Berzanî Erdoğan’ı savundu” başlıklarıyla haberler yapıp, yalanlar uydurarak çirkince saldırdılar.

Oysa röportajda Erdoğan ile ilgili söylenen çok netti ve namuslu hiçbir insanın itiraz edemeyeceği gerçekleri dile getiriyordu.

Bağımsızlık ilanı röportajın temel konusuydu ve olası bağımsızlık ilanında Türkiye’nin tutumunun ne olacağı sorulmuştu.İlgili bölümü olduğu gibi aktarıyoruz:

“Al-Monitor: Bağımsızlık ilan ettiğinizde, Türkiye’nin mevcut hükümetinin bunu kabul edeceğine inanıyor musunuz?

Barzani: Eğer mevcut AK Parti hükümeti bağımsız Kürdistan’ı tanımaz ve kabul etmezse, Türkiye’deki diğer hükümetlerden hiç birinin kabul edeceğini sanmıyorum.

Al-Monitor: Recep Tayyip Erdoğan 2019 yılına kadar Türkiye’nin başkanı olacak. Bu manada siz ne olacaksa o tarihe kadar olması gerektiğini mi belirtiyorsunuz?

Barzani: Ne demek istediniz?

Al-Monitor: Yani, bağımsızlığın ideal olarak bu tarih aralığında gerçekleşeceğini ifade ediyorsunuz, doğru mu?

Barzani: Erdoğan başbakan olduğunda Erbil’e geldi ve burada Kürtleri inkâr döneminin sona erdiğini dile getirdi. Bu çok önemli bir gelişmeydi. Erdoğan’ı birçok defa ziyaret ettim ve Erdoğan’ın Kürt sorununu birçoğundan çok daha iyi anladığını gözlemledim. Erdoğan’dan duyduğumu daha önce hiç kimseden duymadım.”…

Berzanî’nin, “Eğer mevcut AK Parti hükümeti bağımsız Kürdistan’ı tanımaz ve kabul etmezse, Türkiye’deki diğer hükümetlerden hiç birinin kabul edeceğini sanmıyorum.” Tespitine itiraz edebilir misiniz?

CHP-MHP veya diğer herhangi bir partinin Bağımsız Kürdistan’ı kabul etme noktasında AKP’den daha ilerde olduğunu söyleyebilir misiniz?

Bu tespitin yanlış olduğunu veya özel bir övgü barındırdığını söyleyebilir misiniz?

HAYIR!

Çok net ve anlaşılır olduğu gibi çok doğru bir tespit yapılmıştır…

Başkan Berzani, Erdoğan’ın diğerlerine göre daha olumlu olduğunu ve kendisinden duyduklarını daha önce hiçbir Başbakan’dan duymadığını söylüyor!

Burada çok net olarak görece bir olumlama var. Yani diğerlerine göre Erdoğan daha olumlu yaklaşıyor deniliyor.

Türkiye’nin hangi Başbakanı Erdoğan’dan daha fazla Kürdlerin ulusal haklarına saygı duydu?

Daha önce Kürdistan diyen bir T.C. Başbakanına rastladınız mı?

Güney Kürdistan’a giden, Ala Rengin ile karşılanan bir T.C Başbakanı (Erdoğan-Davutoğlu dışında) oldu mu?

Muhalefet olmalarına rağmen hâlâ Güney Kürdistan’a gitmeye ve Ala Rengin’i görmeye tahammül edemeyen Bahçeli ve Kılıçdaroğlu, Erdoğan’dan daha mı olumlu bakıyorlar acaba?

HAYIR!

Peki, bu tespitte Erdoğan’a özel bir anlam m yükleniyor, yanlış bir bilgi mi paylaşılıyor yoksa eskiye göre daha olumlu olduğu mu söyleniyor?

Dürüst olun! Söylenenlerin bire bir doğru olduğunu hepiniz de çok iyi biliyorsunuz; ama kirli misyonunuz doğruları kabullenmenize izin vermiyor!

Söz konusu röportajda tartışılan başka bir bölüm ise, PKK-PYD ilişkisidir.

Başkan Berzanî ikisinin bir ve aynı olduğunu söyleyerek, herkesin bildiği ve PKK’nin de inkâr etmediği yalın bir gerçekliği ifade etmiş sadece.

PKK ile PYD’nin aynı olmadığını söylemek için sadece aptal olmak yetmiyor, aynı zamanda sahtekâr ve yalancı da olmak gerekiyor.

Başkan Berzanî’nin ‘PKK-PYD bir ve aynıdır’ sözlerinden “PKK/PYD teröristtir” sonucunu çıkaran ve bu temelde çirkinleşenler, söz konusu röportajda “PKK ve PYD teröristtir” söylemine rastlayamazlar. Belki de Berzanî’nin söylemediği bu gerçeklik onların bilinçaltına işlemiştir.

Özgür Bireyler Topluluğu olarak, Başkan Berzanî’nin demediği halde saldırıya uğradığı “PKK/PYD Teröristtir” gerçeğini tereddütsüz olarak dile getirdik/getirmeye devam edeceğiz.

PKK’nin devletle olan çatışmasından dolayı hiçbir zaman “terörist” demedik; aynı şekilde PYD’nin IŞİD ile çatışmasından dolayı da terörist olmadığının altını çiziyoruz. Ama PKK/PYD, Kürdlere karşı yaptıkları eylemlerinden dolayı teröristtirler. Binlerce sivil Kürdü katleden, farklı düşünenlere yaşam hakkı tanımayan, zorla askere alan, haraç toplayan ve haraç vermeyenleri cezalandıran PKK/PYD terörist olmanın tüm kriterlerini fazlasıyla yerine getirdiler bu güne kadar; Kürdlere karşı işledikleri suçlardan dolayı…

Belki de temel sorun tam da budur. PKK’nin kirli yapısını/ahlaksızlığını/ihanetini/Kürdlere karşı teröristliğini dile getirmediğimiz için bütün bu çirkinlikler yaşanıyor. Bu noktada bütün Kuzey Kürdistanlı politik aktörler ve okur-yazarlar gibi Başkan Berzanî de pay sahibidir. Ne yazık ki PKK’nin ihaneti sesli haykırılmadığı ve uygun tutum alınamadığı için PKK gittikçe daha çok tahribat yapıyor…

Başkan Berzanî’nin röportajına gösterilen tepki esas olarak Bağımsızlık vurgusu ve kararlılığına dair Kürdistani söylemleridir. Ne zaman Bağımsızlık konusu dillendirilirse PKK ve Kemalist Sol tüm çirkinliğiyle saldırıyor. Bağımsızlık ile özdeşleşen Berzani, bu çirkin saldırıların baş hedefi oluyor. Namuslu insanlar biliyor ki esas sorunları Berzani şahsıyla değil, bağımsız Kürdistan iledir.

Devlet tarafından kurulan bu ihanet şebekesinin başına ataman karanlık tiplerin çoğu Kürd bile değildir.Ama “Kürdler adına” Kürdlere ve Kürdistani değerlere açıkça saldırabiliyorlar. Bu çetenin legal uzantılarından biri olan DTK Eş Genel (eski) Başkanı Selma Irmak adlı terbiyesiz de diğer devşirme terbiyesizler gibi Başkan Berzanî’ye saldırarak ihanetçi rolünü oynadı ve efendilerine “görevini layıkıyla yaptığını” ispat etti. Diyarbakır’da yapılan DTK kongresinde konuşan Asena Selma Irmak, tüm yaşamını Kürdistan davasına adayan Başkan Berzanî’ye “Kürdlük dersi” vermeye çalıştı. Kürd olmayan diğer devşirmeler gibi karanlık dehlizlerden Kürdlerin başına getirtilen Irmak, “Her dalın bir kurdu var, bunları yaşatmayalım. Düşman karşısındaki duruş ağacın kurduna göstereceğimiz tavırla özdeştir.” Diyerek Başkan Berzanî şahsında tüm Kürdlere açıkça hakaret etti.

Milliyet olarak “TAT” olan Selma Irmak, Artuklu Belediyesi Eş Başkanı Emin Irmak ile aynı aileden. Bilindiği gibi Emin Irmak Belediye Başkanı seçilir seçilmez karanlık ilişkilerinden dolayı vurulmuştu ve bu nedenle de kendisinin karanlık geçmişini okuyucularımızla paylaşmıştık.

30.03.2014 tarihli haberimizden Emin Irmak’ın geçmişiyle ilgili gerçekleri şöyle yazmıştık:

“Olayın daha iyi anlaşılması için, Emin Irmak kimdir sorusuna kısaca bakmakta yarar vardır. Emin Irmak, 1990’lı yıllarda Habur Gümrük kapısında (memur) olarak çalışan, Tat kökenli bir insandır. 1990’lı yıllar JİTEM’in en etkili olduğu ve birçok yurtseveri katlettiği dönemdir. İşte bu dönemde Gümrük’te çalışan Irmak, Silopi halkı tarafından (Jitem ile ilişkilerinden dolayı) çok iyi tanınıyor.

Geçmişinde hiçbir şekilde yurtsever, devrimci oluşumlarla bir ilişkisi olmayan Irmak, MHP ile yakın ilişkileriyle biliniyor.

Aynı zamanda BDP milletvekili Selma Irmak’ın amcaoğlu olan Emin Irmak, karanlık dönemde Gümrükten “kazandığı” paralarla Mardin’de bir otel satın aldı. Şu an değeri trilyonlarla ifade edilen Maridin Otel, Emin Irmak ile Ahmet Türk’ün yeğeni Ferhat Türk ortaklığına aittir. Otelin mülkiyeti Emin Irmak’a aittir ama işletme ortağı Ferhat Türk’tür.”…

Görüldüğü gibi Selma Irmak ve benzeri devşirmeler tesadüfen PKK çetesinin ve legal kurumlarının başında değillerdir. Devletin karanlık odalarında yetişen bu kirli insanların görevi Kürdlerin Ulusal Haklarını engellemektir. Bu amaçla da ulusal duyarlılığa sahip olan Başkan Berzanî’ye saldırıyorlar.

Selma Irmak adlı sokak Asenasının ulumasına gerektiği gibi tepki göstermesini bekliyoruz. Selma Irmak adlı Asena ve benzerlerine “düzeyli/yapıcı” her yaklaşım onları daha fazla ücretlendirmekte ve küstahlaştırmaktadır.

Faşiste faşist,

Çeteye çete,

Asena’ya Asena,

Ahlaksıza ahlaksız ve